Eğlencenin Şeker Dükkanı ! *-*
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Bir Gözyaşı.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AvriLice
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 12
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Bir Gözyaşı.   Çarş. Şub. 24, 2010 2:13 pm

Bir Gözyaşı.

"Ne dedi?" diye sordu kafasını hastane duvrına yaslamış bir şekilde, Emma.
"İyileşeceğini..." diye karşılık verdi yüzünde hafif ve acı bir tebessümle.
"Yalan söylüyorsun." Bir müddet ikiside konuşmadı. Yan yana merdivenden aşağı inmeye başladılar. "Kanser olduğumu, yaklaşık bir ay ömrümün kaldığını ve eminim ki son günlerimi mutlu geçirtmeni tavsiye etmiştir sana."
"Hah" dedi gülerek Jake. "Madem biliyordun, ne diye sordun?"
Arabaya binip evlerine doğru gittiler. İkisininde sesi çıkmıyordu. Hatta o sessizlikte nefes alış verişlerini birbirlerine duyurmamak için özel bir çaba harcıyorlardı. Emma daha fazla dayanamayıp pencereyi açtı ve içinde bulunduğu yerdeki temiz havayı ciğerlerine doldurdu. Beş dakika sonra evlerine varmışlardı. Emma direk yatak odasına gidip günlerini kaydettiği , ama küçük kızların günlüğü niteliğini taşımayan defterini açtı.
Jake'se aşağı katta salonda televizyonun karşısına kurulmuş, maç seyrediyordu. En azından televizyona bakıyordu. Nasılda biliyordu doktorun dediklerini. 'E sonuçta o bir doktordu' diye düşündü.
"Doktorduysa da bu neyi değiştirir ki?"
"Sence değiştirmez mi?"
"Hı? Sen ne zaman aşağı indin?"
"Önemi yok. Ama ölüm tarihimi senden daha iyi biliyorum. O yüzden daha iyi vakit geçirmek için senden daha fazla uğraşacağım. Bu çok şeyi değiştirir."

"Şehre inelim. Daha önce hiç gitmediğin yerlere gidip, hiç yapmadığın şeyleri yapalım."
Emma'nın cevap vermesine fırsat bırakmadan onu kolundan tutup dışarıya sürükledi. Arabaya binip, şehir merkezine indiler. Oralarda bir yere arabalarını parkettiler. Bir alışveriş merkezine doğru koşarak hatta yarışarak gittiler. "Haydi alışverişe!" diye önüne gelen ilk mağazaya daldı Emma.
"30 günlükten fazla kıyafet aldırtmam sana, haberin olsun."
Artık ikiside Emma'nın çok fazla bir ömrü kalmadığını benimsemişlerdi. Emma bu espriye güldü.
"Ne biliyorsun? Belki 31 gün yaşarım."
Merkezin her katındaki mağazaya girdiler, neredeyse hepsinden eli boş çıkmadılar. Sonunda alışveriş merkezinden çıkarken Jake'in bir elinde 5, bir elinde 4 paket ve boynunda da 2 paket vardı. Emma'ysa "Beni misafir farzet" diyerek sadece 3 paket taşıyordu. Biraz yürüdüler. Emma daha fazla yürüyemeyeceğini söyleyerek hemen önündeki parka doğru ilerledi ve bir banka oturdu.
"Daha önce hiç gay görmemiştim."
"Onlar gay değil. Sadce... biraz sıkı arkadaş olmalılar, o kadar." dedi Jake erkekleri savunarak. Karşıdaki erkeklerden biri diğerine başını yaslamış, başının yaslamış olduğuda onun saçlarını okşayarak hafifçe bir şeyler mırıldanıyordu. Az sonra ikiside kafalarını kaldırıp birbirlerini öpünce Jake önce tiksindi fakat Emma gözlerini onlara dikmişti.
"Gerçekten birbirlerinden zevk alıyorlarmıdır dersin?"
"Bana mı soruyorsun?"
"Bilmem. Yapmış olabilirsin gibime geliyor." dedi gülmesini engellemeye çalışırken.
Jake "Seni pislik!" diyerek Emma'nın kafasına hafifçe vurdu. "Ne zaman kalkmayı düşünüyoruz?" diye sordu. "Şunları - Bulduum!" Bu birden olan patlama karşısında Jake önce şaşırmıştı. "Ne buldun?" diye sordu. "Mısır'a gidelim. Ama gemiyle... hemen şimdi!" Jake önce şaka yatığını sandı ama sonra hemen toparlanmaya başlayınca ciddi olduğunu anladı.
"Şöyle kocamaaaan gemiler oluyor ya! Onlara binip gidelim."
"Pat diye bulunuyor mu Mısır'a giden kocamaaaan gemiler."
"Onlara binip gitmeyi istiyorum. İçlerinde kocaman balo salonları olan, bir sürü mağaza olan, havuzları olan bir gemiyle gitmek istiyorum. Hem biraz yüzüp, güneşleniriz. Fena mı olur?"
"Ne için? Zaten öleceksin."
"Olsun. Mezara en güzel halimle girmek istiyorum."
"En güzel halini bana sunmanı isterdim."
Emma Jake'e sinsi bir gülümseme atıp ilerlemeye başladı. Arabaya bindiklerinde Jake ona isteğinden vazgeçiğ geçmediğini sordu. Emma'da "Yoruldum sanırım." diyerek isteğinden vazgeçtiğini belirtti.

"Bir anlaşma yapalım."
"Söyle."
"Ben kaç gün sonra ölürsem, benim için o kadar gözyaşı dök. Ve bugünden başla saymaya, tamam mı?"
"Tamam."
Eve vardıklarında hava kararmıştı. İkiside yorgun oldukları için bedenlerini ölü gibi yatağa attılar.

Sabah uyandığında Emma'yı öperek uyandırmaya çalışan Jake bunun bir karşılığını alamayınca birden telaşa kapıldı. Nefes almıyordu. Çok değil, Emma'yla anlaştıkları gibi sadece bir göz yaşı düştü yanağından...

Aslında çok derinlere inilebilecek bir konu. Gerçekten. Ama yalnızca üstünden geçtim üşendiğim için...
Umarım beğenirsiniz. Like a Star @ heaven
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Bir Gözyaşı.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Honey Hopes~ :: Yazılar :: Tek Bölümlük Hikayeleriniz-
Buraya geçin: